Resim

Tasmasıyla bir dükkanın önüne bağlı olan köpek o gün şansıma bağlı değil. Onunla dalga geçiyorum ve peşimden koşmaya başlıyor. Deli gibi korkuyorum. Duvarlardan atlıyorum ve bahçelere giriyorum ama peşimi bırakmıyor. Ağlayarak 10 yaşlarımda deli gibi koşuyorum. Köpek peşimi bırakmıyor, ta ki bir yere takılıp düşene dek. Sağ baş parmağım kanıyor, ufak bir sıyrık aslında ama ben kanı görünce daha çok ağlıyorum. Eve doğru giderken sen elinde poşetlerinle pazardan geliyorsun. Hızlı adımlarla geliyorsun. Sarmalıyorsun beni eve  götürüyor ablamdan yara bandı ve kolonya istiyorsun. Balkondayız ve ablama sürekli bağırıyorsun anne. Kolonyanın yerini tarif ediyorsun  ama ablam bir türlü bulamıyor kolonyayı. Sen çok sinirleniyorsun ve daha fazla bağırıyorsun. ‘anne bağırma ona’ diyorum içimden. Yıllarca gözümde canlandı bu anı. Hangi parmağımı yaraladığımı hiçbir zaman unutmadım bu yüzden. Ablama bağırışın beni çok üzmüştü ve bir de ona hıçkıra hıçkıra ağlamıştım.
Bu anıyı ablam hatırlıyor mu bilmiyorum ama şimdi sağ olsaydın, bin kere bağır isterdi biliyorum.
Ben bin kere yaralanmak isterdim.
O bin kere kolonyayı bulmamak isterdi.
Ben bin kere içimden; ‘ona bağırma anne’ demek isterdim.
Bin kere sarmala beni isterdim.
Bin kere elinde poşetle bana telaşla koş isterdim.

geri dön

Aside